top of page

Melami Uluları

Yazarın fotoğrafı: Hasan Fehmi Kumanlıoğlu
Hasan Fehmi Kumanlıoğlu
15 Haz
6 dakikada okunur

Melami Uluları

Muhterem Melamet aşığı can dostlarım: Sizlere aşağıdaki bilgileri ,

Üsküp- Köprülü- Melnisa köyünden Melami şeyhi merhum Elmas Sırrı Süleyman Efendi’ nin            “Not Defteri”nden aktarıyorum . Muhabbetlerimle….                                                                             

                                                                                                                                        25.12.2025 Çarşamba Ev

                                                                                                                           Güncelleme:   19.01.2026 Pazartesi  Ev

………………

 Zirdeki( aşağıdaki HFK) yazılan 7 sahifelik bu yazı Melamilik tarihine kaydolunmuştur. Ve aynı zamanda bu Melamilik tarihi İştip’te Abdürrahim Behai Efendimizde bulunmaktadır. 

Ve İşbu Melamilik tarihi; Birinci, İkinci ve Üçüncü Devre Melamiliği yeni Türkçe tab’olunmuştur.

İşbu Kitap’ta, ismi yazılmamış Melami Tekkeleri ile meşayihi hakkında bildiğimiz kadar burada izahat veriyoruz.

Bu yerde söyleyen İştip Melami Dergahı postnişini Abdürrahim Muhammed Behai Efendi ve yazan da Köprülü kazasının Melnisa nahiyesinden İmam ve Halife Elmas Süleyman Efendi tarafından yazılmıştır.

                                                               Bismillahirrahmanirrahim

Menba-i feyz-i kemalat, tarik-i aşk-i şuhud  yani tarik-i Muhammedi, Seyyidü’l-mürselin ve’l-ahirin Muhammed el-Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden müselseldir.

Fahr-i kainat efendimiz ibtida, Sıddık-ı Ekber ve İmam-ı Mutlak Veliyyü’l-müminin İmam Ali el-Murteza efendilerimizden intişar etmiştİr. Yani Melamilerin nisbeti iki koldan gelir. Biri Sıddıki diğeri Alevi. Bunları ceddim Hacı Salih Rifat Efendinin yazma bir eserinde okudum.

İlk zamanlarda tarikata isim komamışlar. İlk Melami ismi alan zat Horasan’da Nisabur şehrinde Salih oğlu Ahmed bin Hamdun el-Kassar namdaki zat ibtida Hicret’in-Nebiy 240 tarihinde batın uleması iken kendisine Melami ismi vermiştir. Ve müridlerini bu yolda terbiye etmiştir.

Birinci Devre Melamilerine Melamiyye-i Kassariyye denir.

İkinci Devre Melamilerine Melamiyye-i Bayramiyye denir.

Üçüncü Devre Melamilerine Melamiyye-i Nuriyye denir.

 Melamiler mürşidlerine Şeyh demezler. Genç ise yalnız Efendi, İhtiyar ise Efendi Baba derler. Sohbet  arasında “ benim mürşidim”, “benim kamilim” diye bizde çok elkab yoktur.

Üsküp damad-ı Pir Abdürrahim Fedai Efendimizin üç mahdumu var idi:

Biri, Seyyid Hakkı Baba, bu Doyran halifesi idi.Balkan Harbine kadar.

İkinci, Seyyid Hacı Kemal Efendimiz Balkan Harbine kadar Üsküp Dergahı postnişini idi. Balkan Harbinde İstanbul, Bursa’ya hicret etmiş olmakla Üsküp’te Dergahta kardeşi Seyyid Ali Efendi kalmıştır.  1922 senesinde Seyyid Hakkı Baba Selanik’ten Üsküb’e naklederek 1946 senesine kadar Üsküp’de umum  Melamilerin Mürşidi ve Seyyidi olmuştur.

Köprülü’de iki Melami Tekkesi var idi.

Birisinde Hazreti Pir’den hilafet alan Hacı Hafız Mahmut Efendi,

İkincisinde damad-ı Pir Abdürrahim Fedai Efendimizden feyz alan Veli Efendi Baba namındaki zat postnişin idi. Ondan Vranofsa nahiyesinde Molla Veli hilafet alıp Birinci Cihan Harbinde şehid olunca onun biraderi Ömer Efendi Baba hilafet alıp Dergahta uzun zaman hilafette bulunmuş ahlaklı edebli temkinli bir zat idi.

Hacı Hafız Mahmud Efendi’den  Hilafet icazet alan Melnisa nahiyesinden Zekeriya İsmail efendi  namında bir zat postnişin olmuştur. Bu zatın kemalatı temkinli, celal sıfatı galip idi. Çok söylemez, fakat söylediği zaman ahkam-ı Tevhid’den mana verirdi. Halka-i zikri cezbeli idi. Zekeriya Efendinin dünyadan ahirete intikali üzerine dergahta postnişin Elmas Süleyman Efendi, o günden bugüne kadar, hala sağ olup Üsküp’te mukim.

Tikveş Tekkesinde Hacı Kadir  Bey’den sonra postnişin, oğlu Kazım Bey,onun ölümünden sonra oğlu Halil Bey postnişin olmuştur.Onun da intikali ile kardeşi Süleyman Bey hilafet alıp Efendi olmuştur. Şimdi İzmir’de yaşıyor.

Yine Seyyid Hacı Kemal Efendinin halifesi Hacı Hafız Ferid efendi, diğeri de Ustrumcalı Hacı Muhammed efendi. Bu zatların İzmir,Durgut(lu),Eskişehir ve Akhisar’da vekilleri vardır.

İştip Melami Dergahında Hacı Salih Rifat Efendimizden sonra mahdumu Şeyh Hüseyin Bey postnişin olmuştur. Ondan sonra Hacı Ali Rahmi Efendi  ve Bereketli nahiyesinde müderris müfti Ömer Efendi postnişin-i hilafet olmuş, Bekirli’de Hacı Şar Efendi, Deyinler’de Aşık Mustafa Dede, sonra damadı Abbas Efendi .

İştip’te postnişin Abdürrahim Muhammed Behai Efendi, Muşansa karyesinde Hasan Fehmi Efendi Talibi Dede nam ile anılan bu zat;  (1)920(1929-1930) tarihinde Mel(n)emen’e hicret  ederek şimdi Türkiye’de.

İzmir,İstanbul,Edirne, Bursa, Akhisar, Durgut(lu), Eskişehir, Ankara gibi şehirlerde halifeleri vardır. Yani onun yüzünden çok ihvanlar olup el’an da devam etmektedir.

Hacı Ali Rahmi Efendi (1)914 te Rumeli’nden Anadol(uy)a hicret edüp evvela İzmir, saniyen Tire, orada üç sene ikamet edüp birçok ihvanlar yetiştirmiştir.     

Kosova’nın merkezi Piriştina şehrinde Melami Dergahı var idi. Postnişini meşhur müderrislerden Hacı Vehbi Efendi. Pirizren Tekkesinde Recep Hulusi Efendi , ondan sonra halife Hacı Seyfeddin Efendi ve Rahofça nahiyesinde Malik Hilmi Efendi tekkede postnişin idi. Ve Pirizren’de Hacı Ömer Lütfi Efendi. Ondan sonra Kamil Efendi .

Kosova’nın Mitroviça kasabasında Hacı Yunus Efendi. Türkiye zamanı Sancak denilen Yenipazar kasabasında Melami Tekkesi postnişini Hafız Hasan Efendi, ondan sonra Hafız Hüseyin Efendi. Ondan da hilafet icazet alan Akova kasabasından müderris Hayrullah Efendi. Bu zat Balkan Harbi’nden sonra Bosna’nın Tuzla vilayeti dahilinde Çelik nahiyesinde hem müderris hem Melami Efendisi olup 55 sene, oradaki ismi müderris Hayruddin Abdurrahman 1965 tarihinde rahmet-i Rahman’a kavuştu. Allah gani gani rahmet eylesin.Amin.

Hitam:

Kosova’da Hacı Adem Baba bir zat da gayet alim ve fazıl idi. Tasavvufta yekta idi.

Hitam:

Koçana kazasında Grades nahiyesinde Pir Seyyidimizin hem zahiren talebesi hem batınen ilk halifesi Gradesli Mustafa Efendi, ondan sonra  mahdumu İbrahim Efendi, ondan sonra Hacı Emin Aga, ondan sonra İbrahim Efendi’nin mahdumu Rıza Efendi. Bunların makamları, hepsi medfun, Grades’tedir.

25 Şubat 1969 Üsküp..

------------------------------

Ek Bilgi: ( Hasan Fehmi Kumanlıoğlu)

1945 yılında Akhisar’a gelip Hasan Fehmi Tezdoğan Efendimizin( bende var olan) Tarifname’sini istinsah eyleyen Elmas Süleyman Efendinin bana ulaşan bir defterinden bu hatıraları yazdım.

Kendileri ailece 1974 yılında İzmir-Karşıyaka-Bostanlı semtine yerleştiler. 1975’te Babacığımla yaptığımız bir ziyarette çok rahatsız idi. O sohbette evlatlarını bize teslim ettiler. Ama ne yazık ki dünya gailesi ağır bastı. Alakayı devam ettiremedik. Kendileri de kısa bir zaman sonra  alem-i cemale teşrif ettiler. 

Ziyaretimizde yatakta yatıyordu. Ailesinden çok yüksek sesle “sucaz” diye bağırarak bir bardak su istedi.İçi yanıyordu. O manzara hala gözlerimin önünde. Ruhu şadolsun.

Elmas Efendi Melnisa köyünden. Bir de Vranofsa köyünden Elmas Efendi var. Himmetleri Varolsun.

Mübarekler İzmir’e geldiklerinde ne kadar sevindik, dil tariften aciz. Hz.Pir Efendimizin nur saçtığı beldelerden geldiler. İçimiz dışımız nurla doldu. Melamet risalelerini lütfettiler bizlere.

 1920’de(1929-1930 olabilir) Menemen’e yerleşen Hasan Fehmi Efendi , kundura tamirciliği yapan baba dedem Hacı  Kamil Ef. nin yanında bakkal dükkanı açmış. Beraber camiye gidiyorlar.Daha sonra dedem onun dervişi oluyor. Babacığım doğuyor. Sene 1921.  1939’da Efendimiz İzmir’de Darağacı semtine taşınıyor. 1943’te Babacığım İstanbul’dan askerliğini bitirip İzmir’de Hasan Fehmi Ef.ye intisap ediyor. Efendimiz 1949 başlarında bana kendi ismini lutfediyor. 1951 başında Hakkın İrcii=Dön hitabıyla İzmir Kokluca Kabristanına sırlanıyor. Kabrin başında İştip’ten Kınık’a yerleşen ve orada medfun Melami şeyhi Hacı Emin Ef.nin halifesi Bergama-Kınık’lı Ömer Dağtaş Ef.  güzel bir konuşma ve de güzel bir dua yapıyor.

Şimdi bize düşen Efendimizin bıraktığı halifelerinin yetiştirdiği güzide kardeşleri/ canları bulup tanışmak ve onlarla kol-kola olup İlm-i Tevhid yolunda hizmete devam etmektir. Şu da bir gerçek ki 50 yıldır eserlerimizle bu vazifeyi sürdürmekteyiz.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Erenlerin himmetleri varolsun.Her nerede varsa Melamete gönül veren Canlara selam olsun. Hu hu hu…                                                               29.12.2025  Karşıyaka -İzmir

 

                                                                                                                                                                                                                                                                          “19 Nisan 2026“

                                                                139. Vuslat Yıldönümü - İzmir

                                                                                                                                             3.6.2026  Çarşamba/Karşıyaka

 

                                                                              Bismillahirrahmanirrahim

Merhabalar Canlar,                       

Pirimiz Muhammed Nurü’l-Arabi hz. leri 1813 yılında Kahire’de doğmuş ve 12 Mart 1887 yılında Ustrumca’da sırlanmıştır.

Bu kerre “Vuslat Yıldönümü”nü İzmir’de icra ettik. Dokuz Eylül Ünv. İlahiyat Fakültesi Dekanı sevgili öğrencim Prof.Dr.Muammer Erbaş hocamın destek ve ihtimamıyla hizmetimizi Fakültemiz Konferans Salonunda mütevazı aşıklar topluluğu önünde icra ettik. Bendeniz 1985-1999 yılları arasında burada  14 yıl Hazırlık sınıflarında Arapça Okutmanlığı görevinde bulundum. Ve bu arada 1988 yılında “Hz.Pir Muhammed Nur Hayatı Şahsiyeti ve Bazı Tasavvufi Görüşleri” adlı Yüksek Lisans tezimi hazırladım. Danışman hocam Prof.Dr.Mehmet Demirci Bey idi.

Melami Der başkanı sevgili Fehmi Özden beyin girişimleriyle icra ettiğimiz bu hizmete 2005 yılında Kosova – Prizren ‘de başlamıştık.Çok muhteşem olmuştu. Oradaki ve civardan gelen Melami canlarıyla unutulmaz hatıraları yaşadık. Daha sonraları ülkemizin çeşitli şehirlerinde Vuslata dair sempozyumlar yapıldı. Ben ancak bu yıl İzmir’imizde yaptığımız panele katılabildim

20 Nisan Peygamber Ef.mizin doğum gününe denk gelmesini özenle istediğimiz bu 139. Vuslat yıldönümünü 19 Nisan Pazar günü icra ettik.

Akademisyen Konuşmacılarımız başta emekli hocam Prof. Dr. Mehmet Demirci bey olmak üzere Fakültemiz Tasavvuf Anabilim dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Himmet Konur bey ve Ege Ünv. Birgivi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Bilim dalı öğretim üyesi Dr. Nuriye İnci hanım konuyla ilgili doyurucu sunum yaptılar.

Açılış konuşmasını Fehmi Özden bey sundular. Arkadan Dekan Muammer Erbaş “Hoşgeldiniz” veciz  hitabını yaptılar. Proğram sunucumuz sevgili öğrencimiz İzmir Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hüseyin Güneş Bey idi.

Türkiyemizin çeşitli il ve ilçelerinden teşrif eden “Nur” sevdalılarıyla buluştuk, tanıştık ve hasret giderdik.  Öğleden önceki oturum akademik boyutta idi. Moderatörlüğünü bendeniz üstlendim. Sırasıyla sunumlarını Mehmet Demirci, Himmet Konur ve Nuriye İnci hocalarım yaptılar. Gayet güzel ve doyurucu oldu. Her bir hocama teşekkürler ederim.

Mehmet Demirci hocamın daha önceleri Melamet hakkında Yeni Asır’da yazıları çıkmıştı. Hasan Fehmi Tezdoğan, Ahmet Kumanlıoğlu ef.ler ve benim hakkımda sitayişkar ifadeleri olmuştur. Bu konulara vakıf ve bizi yakından tanıdığı için kendilerinden “Vuslat Yıldönümü” için sunum rica ettim, kırmadılar ve doyurucu bir takdimi oldu.  Melametin özü ve “halka menfur olmadan Hakk’a makbul olmanın” değişik bir yorumunu ve eleştirisini dile getirdi

Himmet  Konur hocam, Tasavvuf ve Melamet anlayışını özetle sundu. İslam’da tasavvuf hareketleri, sağladığı faydalar, tarikatlar ve özellikle de melamet zevk ve şuhuduna yer verdi konuşmasında.

Nuriye İnci hocahanım ise. Hz.Pir’in Tevhid mertebelerinin öğretildiği Fenafillah ve Bekabillah makamlarını adlarıyla sahneye yansıtarak takdim etti. Saliklerdeki tesirini tatlı bir dille anlattı.

Arkasından talebesi Firdes Donat kısa bir seminer sunumu yaptı, tez çalışması kapsamında.

Özetle;  öğle öncesi çalışmalarımızı bu şekilde değerlendirebiliriz.

Öğle ikramı olan pilav ve ayran nimetlerini aldık ve Öğle Namazına geçtik. Allah kabul etsin.  

                                                                              *****

Acizane bir ikramım;

Muhabbetle dolunuz     Sevgiyle yoğrulunuz

Kül olup savrulunuz        Meslek-i Melâmette

                                               ***

İdraksizi kovunuz             Yeri yok bu mecliste

Anlayışlı olunuz                                Meşreb-i Melâmette

                                               ***

Sağınızla  solunuz            Ayağınız kolunuz

Yakın her varlığınız          Külhan–ı Melâmette

                                               ***

Güller gibi kokunuz          Bülbül gibi ötünüz

Dikenleri sökünüz             Bahçe-i Melâmette

                                               ***

Daim olsun aşkınız            Muhabbetle zikriniz

Erisin nisbetiniz                  Bu aşk-ı Melâmette

                                               ***

“Hasan Fehmi” dolumuz   Melâmettir yolumuz

Selâmettir sonumuz           Bu râh-ı Melamette        (26.11.1974/ Konya)

 

Not; İsteyen canlar Youtube’dan videoyu bütünüyle izleyebilir.

Öğleden sonraki oturumun izlenimlerini ileriki yazımızda inşallah sunmaya çalışacağız,

Selam, Dua ve Saygılarımla… 

 

 

 


 
 
bottom of page